Dikkat

Bu bloga girerken ya da yorum yazarken kimsenin isim, mail..vb. bilgisini istenmez, üye olmak gerekmez. Kişisel bilgilerinizi asla vermeyiniz.

Adres satırında (ilk kısmında) myelomabilgi.blogspot.com.tr yazmalıdır.

 

2 Ocak 2018 Salı

T-CELL Tedavisindeki gelişmeler (2018)

2017 Gelişmeleri : Kymriah

Bu sene (2017) Ağustos ayının sonunda lösemi tedavisinde büyük bir devrim gerçekleşti. Novartis tarafından geliştirilen bir ilaç olan Kymriah, Amerikan Gıda ve İlaç dairesi (FDA) tarafından onaylandı ve piyasaya çıktı.

Peki nedir bu ilacın diğer ilaçlardan farkı ve biz myeloma hastaları için önemi? Şu; Benim önceki yazılarımda geldi - geliyor diye bahsettiğim yeni nesil kanser ilaçlarının ilki, öncüsü Kymriah. Aslında sadece bir ilaç değil, bir tedavi ve bir dizi tedavinin peşi sıra gelmesi bekleniyor.

Genel olarak CAR- T Cell terapisi olarak adlandırılan bu yeni kuşak tedavi (ilacı da kapsayan bir uygulama), eski ilaçların çalışma şeklinden çok farklı etki ediyor. Sizin bağışıklık hücrelerinizi alıp, CD19 olarak adlandırılan bir proteini bulup yok etmek üzere eğitiyorlar ve yeniden vücuda veriyorlar. Kanser hastalığının en büyük marifeti ise bildiğiniz gibi, çok iyi gizlenmesi. Öyle ki, bağışıklık sistemimizin savaşçı hücreleri bunları sağlıklı hücrelerden ayırt edemiyor. İşte bu protein, yani CD19, bu ayırt etme sürecinin anahtarı. Bağışıklık sisteminin acımasız savaşçı hücreleri, bu proteini taşıyan hücreleri mimliyor ve yok ediyor. Dışarıda bu proteini taşıyan hücreleri tanımak ve yok etmek için eğitilen bu savaşçı hücre ordusu (bağışıklık hücreleri), bedene girdikten sonra sıkı bir kanserli hücre katliamı gerçekleştiriyor.

İşin ilginç yanı, savaşçı hücreler, kanserli hücreleri temizlerken çoğalıyorlar da. Vücuda verilen her bir eğitimli hücre, on binden fazla yeni savaşçı hücre yaratıyor ve bedende yıllarca kalıyor.

Sonuç: Çok yüksek baskılama (remisyon) oranları. Açıklanan dokümanlara göre, ilk olarak çocukluk çağı kanserleri arasında önemli yer tutan lösemi (CLL) hastalarında başarı oranı ortalama %85-90. Tam baskılama, yani hastalığın kontrol altına alınmasındaki oran bu. Tamamen iyileşme ise azımsanmayacak oranlarda. Üstelik tek bir kür ile alınan sonuçlar bunlar ve çok ileri derecede olan, geleneksel tedavilere cevap vermeyen ya da yan etkiler dolayısıyla geleneksel tedavileri alamayan hastalarda alınan sonuçlar. Şimdilik lösemi için tedavi hazır olsa da, Non-hodgkin lenfoma ve myeloma için de yakın gelecekte hazır olacak. Sırada katı tümörler, pankreas kanseri, prostat kanseri, melanoma, meme kanseri (triple-negative breast cancer) gibi diğer kanser türleri var.

Ve fakat!.... Bu tedavi şimdilik çok çok pahalı. Anladığım kadarıyla, tek bir uygulama 475,000 USD (evet, dört yüz yetmiş beş bin dolar) fiyatla piyasaya sürüldü. Novartis'e bakarsanız, olması gereken satış fiyatı 600.000 - 750.000 USD arasındaymış, ancak Novartis konunun hassasiyetini dikkate alarak bu fiyatı belirlemiş. Eh o kadar yılın ar-ge çalışması. Biz icat edecek değildik ya.

Bu fiyatları, devletimizin resmi kurumunun (Sağlık Bakanlığı) kabul edemeyeceği malum. Fakat ilerleyen yıllarda, rekabetin de katkısı ile tedavinin mantıklı rakamlara imneceğini düşünüyorum. Kanseri uzun yıllar tedavi etmenin de büyük bir maliyeti var. Bu ikisinin başa baş geldiği (ortalama tedavi süresi x ortalama tedavi maliyeti = Yeni tedavi maliyeti) noktasında, tedavi sağlık bakanlığı tarafından kabul edilecek ve uygulanacaktır. Ve tabi, bu yıllar alabilir.

Son kontrollerime gittiğimde, doktorum Figen hanım, ülkemizden de bazı hastaların (ileri düzeyde, 4. -5. seviyede lösemi hastalarının) deneme gurubuna dahil edildiğini ve klinik testlerin yakında başlayacağını, heyecanlı olduklarını söylemişti. İlacın adını da söylemişti ama aklımda kalmamıştı.

İlaçtan bu ayki Populer Science (türkçe, 5 TL) bahsedince, bende jeton düştü. Aslında çok kısa bir yazı ve pek bilgi vermiyor, isterseniz alıp okuyun. Ama konuyu bana hatırlattı. Ben de, internetten biraz araştırdım ve bunları öğrendim. Bu çok yeni, çok taze gelişmeleri size de duyurayım istedim.

Ayağınızı sıkı basın. Az kaldı.

Linkler:
https://www.pennmedicine.org/news/news-releases/2017/august/fda-approves-personalized-cellular-therapy-for-advanced-leukemia

http://www.onclive.com/web-exclusives/novartis-sets-a-price-of-475000-for-car-tcell-therapy

https://www.curetoday.com/articles/fda-approves-kymriah-for-pediatric-and-young-adult-all

Blood journal'da, bu tedaviden bahsedilmediğini görmek beni şaşırttı. Ama ben sonuçta mühendisim, doktor değilim. Benden bu kadar 😉

-------------------------------------------------------------------

Aşağıdaki kısım Sayın Mehmet M. Akyol'un katkısıdır. Kendisine teşekkür ediyorum:

-----------------------------------------------------------

Sağolsun, Mehmet (Akyol) bey, T-CELL tedavisi hakkında bolca bilgi veriyor. Diğer insanların katkıları da olabilir.

Bu yazılar, yorumların arasında kaybolmasın diye, yorumları da silmeden, bu başlık altına kopyalayacağım.  Çünkü linkler, ancak yazılar altında sayfalara bağlanabiliyor. Fakat bu sayfaya yorum yazmak mümkün olmayacak. Yorumlarınızı Forum-3 sayfasına yazabilirsiniz. Eğer yorumunuz, bir yorumu aşıyor ve bilgi yazısı haline geliyorsa, bu sayfaya ben eklerim.

Bakalım 2018'de gelişmeler nasıl olacak.
-----------------------------------------------------

2018 Öncesi İyi Haberler

2017’I iyi haberler ile kapatalım diye, CAR-T-hücre terapi olarak bilinen ilk olarak lösemi hastalarında denenen ve şimdilerde myeloma hastaları için de denenen ve daha önce Ümit beyin bizlerle paylaştığı devrimsel olan tedavi hakkında, son makalelerin linkleri sizin için derledim. İngilizce olanların başlıklarını sizin için özet olarak çevirdim. Şimdi beklenti; Tedavinin ucuzlayarak yayılması ve tabii bizler için Türkiye’ye gelmesidir. 

Öncelikte Türkiye’den güzel bir haber. 2018’de bu terapinin Türkiye denemeleri başlayacakmış. Bakanlıktan onay aşamasındaymışlar. Haber 13 Kasım 2017 tarihli :

http://www.labmedya.com/turk-kanser-ilaci-icin-dugmeye-basildi

İkinci olarak bu tedaviyi Türkçe olarak anlatan bir makale :

https://www.academia.edu/25658109/Ki%C5%9Fiye_%C3%96zel_Modern_Kanser_Tedavisi_Geneti%C4%9Fi_De%C4%9Fi%C5%9Ftirilmi%C5%9F_CAR-T_H%C3%BCcre_Terapisi?auto=download

Üçüncüsü bu terapinin iyileşme oranlarını anlatan bir makale. Tarihi 5 Haziran 2017. Özeti ve linki şu şekilde :

“CAR T-hücre terapisi, multiple myeloma’u kalıcı remisyona sokuyor. İlk faz denemelerde, yeni tip immunoterapi olan CAR T-hücre tedavisi, 35 hastanın 33’ünde (%94) klinik olarak remisyon sağladı. Üstelik hastaların çoğunluğunda, yan etkiler sadece hafif. Tedavisi yapılan 35 hasta, hastalığı tekrarlamış yada tedavilere cevap vermeyen gruptan. CAR T-hücre terapisinin ilk iyileşme belirtileri, 10 gün içinde başladı ve iki ay içinde, 33 hasta %100 remisyona ulaştı (tam cevap veya çok iyi kısmı cevap). Bundan sonra ilk hedef, tedaviden faydalanan ve 35 olan hasta sayısının 4 farklı hastanede 100’e çıkarmak ve bir sonraki adımda da bu tedaviyi hastalık teşhisi yeni konmuş hastalarda denemektir. “


https://www.asco.org/about-asco/press-center/news-releases/car-t-cell-therapy-sends-multiple-myeloma-lasting-remission

Dördüncü makale bir üsteki klinik tedavi deneyinin uzun süreli sonucunu anlatan ve 10 Aralık 2017 itibari ile güncel sonuçlarını paylaşan bir yazı. Sonuçlar inanın harika!

“35 hastanın 33’u 2 ay içinde tam remisyona girdi. Kalan 2 hasta ise, tumor seviyesinde iyileşme sağladı. 35 hastanın 19’u, ilerleyen süreçtede en az 4 ay daha takip edildi. Takip edilen bu hastaların 14’ünde, tedaviye cevap, zamanla sıkı tam cevaba (sCR – ulaşılabilecek en iyi cevap) döndü. Yapılan kemik iliği biyopsisinde ve tüm marker testlerde hastalığın herhangi bir izine rastlanamadı. Ayrıca, bu 14 hastanın 5’I bir sene daha takip edildi ve bir senenin sonunda, bu hastalarda halen herhangi bir hastalık belirtisi gözlenmedi.” 

https://www.cancer.gov/news-events/cancer-currents-blog/2017/car-t-cell-multiple-myeloma

Beşincisi, Amerika’da BluebirdBio isimli firmanın öncülük ettiği, bb21217 adı ile denenen CAR T-hücre deney tedavilerini anlatan bir yazı. Tarihi 5 Ekim 2017. Yazının en vurucu olan sonuç cümlesini çevirdim :

“Tarihsel olarak iyileştirilemez ve agresif olan multiple myeloma hastalığının tedavisinde, bb21217 ile derin ve sağlam sonuçlar elde ettik.”

https://myelomaresearchnews.com/2017/10/09/first-multiple-myeloma-patient-in-study-treated-with-new-car-t-cell-therapy-bb21217/

Tedavi sonuçları ile ilgili firmanın basın açıklamasını firmanın sitesinde buldum. Sonuçlar cidden etkileyici :

http://investor.bluebirdbio.com/news-releases/news-release-details/bluebird-bio-and-celgene-corporation-announce-updated-clinical

Altıncı ve sonucu ise yukarıda klinik sonuçları açıklanan bb2121’ın FDA (Amerikan Gıdı ve İlaç İdaresi) tarafından hastalar için kullanımının onaylandığını açıklayıp, bu ilaç ile tedavisi yapılan ve yukarıda basın açıklamasında detayları yer alan 21 hastanın sonuçlarını özet olarak paylaşmış :

Deneysel tedavi ile seçilen hastaların daha önce en az 3 kez Velcade (proteasome inhibitor ) yada Revlimid (immunomodulator) tipi ilaçlar ile tedavi almış olması yada en az iki kez diğer tedavilere cevap vermemiş olması şartı aranmıştır. Bu 21 hastanın önceki tedavi profile şu şekildedir; Tamamı daha önce otolog kök hücre nakli olmuş ve daha önce ortalama 7 (3-14) farklı tedavi olmuşlardır. Bu hastaların ortalama yaşı 58 ve erkek olanların oranı %62’dir. Hastaların 3’de 2’si yüksek riskli hasta profilindedir. Tedavisi yapılan hastaların ilk cevaplarının %75’I çok iyi kısmı yanıt, %27’si ise tam cevap şeklinde olmuştur. Tedaviye ilk cevap ortalama 31 günde gerçekleşmiş, en iyi sonuçların alınmasının ortalama süreci 50.5 gün olmuştur. Ciddi nörotoksin yan etkiler gözlenmemiş, diğer yan etkiler hafif olup gerekli durumda steroid tipi ilaçlar uygulanmıştır.

http://www.onclive.com/web-exclusives/fda-grants-bcma-car-tcell-therapy-breakthrough-designation-in-myeloma

Ben CAR T-hücre terapisini 1 yıldır yabancı kaynaklardan takip ediyorum. 1 yılda o kadar hızlı yol aldı ki, inanılmaz! Adımları şöyle idi :

1. Ben öğrendiğimde diğer kan kanserleri için insanlar üzerinde testlere başlamışlardı.
2. Testler başarılı oldu.
3. multiple myeloma için bu testler başladı. 
4. Testler başarılı oldu.
5. Test terapileri yavaş yavaş ticarileşmeye başladı ve FDA (amerikan gıda ve ilaç dairesi) 'den ilk onayları aldılar - Ki bu çok ciddi bir yol.
6. Şimdi Çin/ABD gibi ülkelerin hastanelerinde bu çözümü hastalığı tekrarlayan ve başka ilaçlara yanıt vermeyen hastalara uyguluyorlar.
7. 6. adım sonuçları başarılı olduğu için; Şimdi ilk defa mm teşhisi konanlara bu tedaviyi uygulayacaklarmış.
8. Bu tedavinin Türkiye'de birileri tarafından sahiplenmesi - Bu oldu ve çok önemli bir adım.
9. Bu tedavinin testlerinin Bakanlıktan onay alması - Bu da gerçekleşti. 

Bu kadar adım son bir yılda oldu. Şimdi bu tedavinin bizlere ulaşması için yaygınlaşması, ucuzlaması ve Türkiye testlerinin başarılı olup hastanelerde uygulanmaya başlaması kaldı. Sanırım bunlarda kısa zamanda gerçekleşecektir. 

İçinizdeki sese güvenin. Bu hastalığın en büyük destek tedavisi; Korkusuz ve endişesiz olmak, sevgi ve inanç (her neye inanıyorsanız) taşımak.

Sevgiler, saygılar...


Mehmet M. Akyol





-------------------------------------------------------------------------

Merhaba,

CAR T-cell terapi konusunda gelişmeler hızla devam ediyor. multiple myeloma için özelleştirilen 2 adet CAR T-cell terapi vardı şu ana kadar. Biri Çinlilerin LCAR-B38M'i, diğeri Amerikalıların B2121'i.

Her ikisinin başarılarını anlatan bir yazı:

http://www.ascopost.com/issues/july-10-2017/car-t-cell-therapy-in-multiple-myeloma-yields-100-response-rate/

Ee, tabi Çinli, Amerikalı yapar da İngiliz boş durur mu? Boş durmamış İngilizler ve bu terapiyi bir tık ileri taşımışlar.

Şu ana kadar bildiğimiz CAR T-cell terapi tek bir antikor receptöru (BCMA) hedefliyordu. İngilizler bunu ikiye çıkarmış ve BCMA receptörunu gözden kaçırabilecek T-hücrelerine ikinci bir receptör ile kanserli hücreyi yok etme şansı tanımış. Bunları şu an lab'da yapmışlar ama çalışma gelecek vaadediyor. Yazı 11 Aralık'da onaylanmış :

http://www.bloodjournal.org/content/early/2017/12/27/blood-2017-05-781351?sso-checked=true

Anlaşılan, elin oğlu, bu terapi bu yıl daha da gelişerek, mucizeye yenilerini eklemeye devam edecek.

Amerika şu an bu terapiyi 2017'ın kanser tedavileri konusunda en büyük ilerlemesi olarak tanımlıyor ve "tamam muhteşem bir tedavi ama bunun parasını kim ödeyeceği" tartışmaya başladı.
Bu tartışmalar yeni CAR T-cell terapilere ivme verecek ve dolayısı ile tedaviler ucuzlayacaktır :

http://www.wbur.org/commonhealth/2017/12/28/2017-cancer-news

https://www.medscape.com/viewarticle/890642

Son olarak bir de sörf ederken nefis bir infografic (bilgiyi resimlerle anlatarak veren doküman) buldum.

CAR T-cell'i mucize tedavi diye anlatan infografic'in yazısı:
--------------------------------------------------------------------------

Merhaba,

Acıbadem hastanesinden Prof. Dr.Ercüment Ovalı ve ekibi, 2018'in başı gibi ilk hasta deneylerini yapacaklarını, 2018 ortaları gibi ise sonuçları dünyaya açıklayacaklarını söylüyor.

https://www.ntv.com.tr/saglik/kanserde-yeni-tedavi-car-t-hucre-tedavisi,6I1_VcC7t02VPDXSjI91QA

-------------------------------------------------------------

Yorumlarınızı Forum - 3 sayfasına yazabilirsiniz. 
Siz de haberdar olduğunuz gelişmeleri duyurmayı unutmayın.




1 Ocak 2018 Pazartesi

Forum - 3


Forum - 1 ve Forum 2'de yer alan yorumların sayısı 250'yi geçtiğinden (ya da yaklaştığından), okumak zorlaştı. lütfen yorum yazmaya buradan devam ediniz.

Forum - 1 ve Forum - 2 sayfaları yeni yorumlara kapatılmıştır.

Eski yorumları sayfalardan,  Forum -1 ve 2 sayfalarından okumaya devam edebilirsiniz.

NOT: Yalnız blog'u iyi okumadan soru sormamanızı rica ediyorum. Bir çok kere cevaplanmış sorular tekrar tekrar soruluyor. Bu blog'un 11 yıldır açık olduğunu ve çok bilgi barındırdığını dikkate alınız. -Ekranın sağ kısmında yer alan [Bu blogda ara] kutusunu ve [Etiketler] i kullanarak ilgilendiğiniz konuları arayabilirsiniz.  Arşiv'e de göz atmanız tavsiye edilir.

Daha önce bin kere cevaplanmış bir şey soruyorsanız,  cevap almama olasılığınız yüksektir. Bilgi talep ettiğiniz kadar da vermeyi unutmayınız. Böylelikle yardım alabilir ve verebilirsiniz. Katkılarınız için teşekkürler.

_____________________________________________


29 Aralık 2017 Cuma

2018

Yeni yılınızı kutlardım ama korkuyorum... Neyse, kutlayayım da balon resmi koymayayım bari.. Birileri kızıyor.. 😏...

İyi seneler 😊

🍺🎸🎈

14 Kasım 2017 Salı

Tedavide devrim başladı: Kymriah

Bu sene (2017) Ağustos ayının sonunda lösemi tedavisinde büyük bir devrim gerçekleşti. Novartis tarafından geliştirilen bir ilaç olan Kymriah, Amerikan Gıda ve İlaç dairesi (FDA) tarafından onaylandı ve piyasaya çıktı.

Peki nedir bu ilacın diğer ilaçlardan farkı ve biz myeloma hastaları için önemi? Şu; Benim önceki yazılarımda geldi - geliyor diye bahsettiğim yeni nesil kanser ilaçlarının ilki, öncüsü Kymriah. Aslında sadece bir ilaç değil, bir tedavi ve bir dizi tedavinin peşi sıra gelmesi bekleniyor.

Genel olarak CAR- T Cell terapisi olarak adlandırılan bu yeni kuşak tedavi (ilacı da kapsayan bir uygulama), eski ilaçların çalışma şeklinden çok farklı etki ediyor. Sizin bağışıklık hücrelerinizi alıp, CD19 olarak adlandırılan bir proteini bulup yok etmek üzere eğitiyorlar ve yeniden vücuda veriyorlar. Kanser hastalığının en büyük marifeti ise bildiğiniz gibi, çok iyi gizlenmesi. Öyle ki, bağışıklık sistemimizin savaşçı hücreleri bunları sağlıklı hücrelerden ayırt edemiyor. İşte bu protein, yani CD19, bu ayırt etme sürecinin anahtarı. Bağışıklık sisteminin acımasız savaşçı hücreleri, bu proteini taşıyan hücreleri mimliyor ve yok ediyor. Dışarıda bu proteini taşıyan hücreleri tanımak ve yok etmek için eğitilen bu savaşçı hücre ordusu (bağışıklık hücreleri), bedene girdikten sonra sıkı bir kanserli hücre katliamı gerçekleştiriyor.

İşin ilginç yanı, savaşçı hücreler, kanserli hücreleri temizlerken çoğalıyorlar da. Vücuda verilen her bir eğitimli hücre, on binden fazla yeni savaşçı hücre yaratıyor ve bedende yıllarca kalıyor.

Sonuç: Çok yüksek baskılama (remisyon) oranları. Açıklanan dokümanlara göre, ilk olarak çocukluk çağı kanserleri arasında önemli yer tutan lösemi (CLL) hastalarında başarı oranı ortalama %85-90. Tam baskılama, yani hastalığın kontrol altına alınmasındaki oran bu. Tamamen iyileşme ise azımsanmayacak oranlarda. Üstelik tek bir kür ile alınan sonuçlar bunlar ve çok ileri derecede olan, geleneksel tedavilere cevap vermeyen ya da yan etkiler dolayısıyla geleneksel tedavileri alamayan hastalarda alınan sonuçlar. Şimdilik lösemi için tedavi hazır olsa da, Non-hodgkin lenfoma ve myeloma için de yakın gelecekte hazır olacak. Sırada katı tümörler, pankreas kanseri, prostat kanseri, melanoma, meme kanseri (triple-negative breast cancer) gibi diğer kanser türleri var.

Ve fakat!.... Bu tedavi şimdilik çok çok pahalı. Anladığım kadarıyla, tek bir uygulama 475,000 USD (evet, dört yüz yetmiş beş bin dolar) fiyatla piyasaya sürüldü. Novartis'e bakarsanız, olması gereken satış fiyatı 600.000 - 750.000 USD arasındaymış, ancak Novartis konunun hassasiyetini dikkate alarak bu fiyatı belirlemiş. Eh o kadar yılın ar-ge çalışması. Biz icat edecek değildik ya.

Bu fiyatları, devletimizin resmi kurumunun (Sağlık Bakanlığı) kabul edemeyeceği malum. Fakat ilerleyen yıllarda, rekabetin de katkısı ile tedavinin mantıklı rakamlara imneceğini düşünüyorum. Kanseri uzun yıllar tedavi etmenin de büyük bir maliyeti var. Bu ikisinin başa baş geldiği (ortalama tedavi süresi x ortalama tedavi maliyeti = Yeni tedavi maliyeti) noktasında, tedavi sağlık bakanlığı tarafından kabul edilecek ve uygulanacaktır. Ve tabi, bu yıllar alabilir.

Son kontrollerime gittiğimde, doktorum Figen hanım, ülkemizden de bazı hastaların (ileri düzeyde, 4. -5. seviyede lösemi hastalarının) deneme gurubuna dahil edildiğini ve klinik testlerin yakında başlayacağını, heyecanlı olduklarını söylemişti. İlacın adını da söylemişti ama aklımda kalmamıştı.

İlaçtan bu ayki Populer Science (türkçe, 5 TL) bahsedince, bende jeton düştü. Aslında çok kısa bir yazı ve pek bilgi vermiyor, isterseniz alıp okuyun. Ama konuyu bana hatırlattı. Ben de, internetten biraz araştırdım ve bunları öğrendim. Bu çok yeni, çok taze gelişmeleri size de duyurayım istedim.

Ayağınızı sıkı basın. Az kaldı.

Linkler:
https://www.pennmedicine.org/news/news-releases/2017/august/fda-approves-personalized-cellular-therapy-for-advanced-leukemia

http://www.onclive.com/web-exclusives/novartis-sets-a-price-of-475000-for-car-tcell-therapy

https://www.curetoday.com/articles/fda-approves-kymriah-for-pediatric-and-young-adult-all

Blood journal'da, bu tedaviden bahsedilmediğini görmek beni şaşırttı. Ama ben sonuçta mühendisim, doktor değilim. Benden bu kadar 😉

-------------------------------------------------------------------

Aşağıdaki kısım Sayın Mehmet M. Akyol'un katkısıdır. Kendisine teşekkür ediyorum:

-------------------------------------------------------------------


2018 Öncesi İyi Haberler

2017’I iyi haberler ile kapatalım diye, CAR-T-hücre terapi olarak bilinen ilk olarak lösemi hastalarında denenen ve şimdilerde myeloma hastaları için de denenen ve daha önce Ümit beyin bizlerle paylaştığı devrimsel olan tedavi hakkında, son makalelerin linkleri sizin için derledim. İngilizce olanların başlıklarını sizin için özet olarak çevirdim. Şimdi beklenti; Tedavinin ucuzlayarak yayılması ve tabii bizler için Türkiye’ye gelmesidir. 

Öncelikte Türkiye’den güzel bir haber. 2018’de bu terapinin Türkiye denemeleri başlayacakmış. Bakanlıktan onay aşamasındaymışlar. Haber 13 Kasım 2017 tarihli :

http://www.labmedya.com/turk-kanser-ilaci-icin-dugmeye-basildi

İkinci olarak bu tedaviyi Türkçe olarak anlatan bir makale :

https://www.academia.edu/25658109/Ki%C5%9Fiye_%C3%96zel_Modern_Kanser_Tedavisi_Geneti%C4%9Fi_De%C4%9Fi%C5%9Ftirilmi%C5%9F_CAR-T_H%C3%BCcre_Terapisi?auto=download

Üçüncüsü bu terapinin iyileşme oranlarını anlatan bir makale. Tarihi 5 Haziran 2017. Özeti ve linki şu şekilde :

“CAR T-hücre terapisi, multiple myeloma’u kalıcı remisyona sokuyor. İlk faz denemelerde, yeni tip immunoterapi olan CAR T-hücre tedavisi, 35 hastanın 33’ünde (%94) klinik olarak remisyon sağladı. Üstelik hastaların çoğunluğunda, yan etkiler sadece hafif. Tedavisi yapılan 35 hasta, hastalığı tekrarlamış yada tedavilere cevap vermeyen gruptan. CAR T-hücre terapisinin ilk iyileşme belirtileri, 10 gün içinde başladı ve iki ay içinde, 33 hasta %100 remisyona ulaştı (tam cevap veya çok iyi kısmı cevap). Bundan sonra ilk hedef, tedaviden faydalanan ve 35 olan hasta sayısının 4 farklı hastanede 100’e çıkarmak ve bir sonraki adımda da bu tedaviyi hastalık teşhisi yeni konmuş hastalarda denemektir. “


https://www.asco.org/about-asco/press-center/news-releases/car-t-cell-therapy-sends-multiple-myeloma-lasting-remission

Dördüncü makale bir üsteki klinik tedavi deneyinin uzun süreli sonucunu anlatan ve 10 Aralık 2017 itibari ile güncel sonuçlarını paylaşan bir yazı. Sonuçlar inanın harika!

“35 hastanın 33’u 2 ay içinde tam remisyona girdi. Kalan 2 hasta ise, tumor seviyesinde iyileşme sağladı. 35 hastanın 19’u, ilerleyen süreçtede en az 4 ay daha takip edildi. Takip edilen bu hastaların 14’ünde, tedaviye cevap, zamanla sıkı tam cevaba (sCR – ulaşılabilecek en iyi cevap) döndü. Yapılan kemik iliği biyopsisinde ve tüm marker testlerde hastalığın herhangi bir izine rastlanamadı. Ayrıca, bu 14 hastanın 5’I bir sene daha takip edildi ve bir senenin sonunda, bu hastalarda halen herhangi bir hastalık belirtisi gözlenmedi.” 

https://www.cancer.gov/news-events/cancer-currents-blog/2017/car-t-cell-multiple-myeloma

Beşincisi, Amerika’da BluebirdBio isimli firmanın öncülük ettiği, bb21217 adı ile denenen CAR T-hücre deney tedavilerini anlatan bir yazı. Tarihi 5 Ekim 2017. Yazının en vurucu olan sonuç cümlesini çevirdim :

“Tarihsel olarak iyileştirilemez ve agresif olan multiple myeloma hastalığının tedavisinde, bb21217 ile derin ve sağlam sonuçlar elde ettik.”

https://myelomaresearchnews.com/2017/10/09/first-multiple-myeloma-patient-in-study-treated-with-new-car-t-cell-therapy-bb21217/

Tedavi sonuçları ile ilgili firmanın basın açıklamasını firmanın sitesinde buldum. Sonuçlar cidden etkileyici :

http://investor.bluebirdbio.com/news-releases/news-release-details/bluebird-bio-and-celgene-corporation-announce-updated-clinical

Altıncı ve sonucu ise yukarıda klinik sonuçları açıklanan bb2121’ın FDA (Amerikan Gıdı ve İlaç İdaresi) tarafından hastalar için kullanımının onaylandığını açıklayıp, bu ilaç ile tedavisi yapılan ve yukarıda basın açıklamasında detayları yer alan 21 hastanın sonuçlarını özet olarak paylaşmış :

Deneysel tedavi ile seçilen hastaların daha önce en az 3 kez Velcade (proteasome inhibitor ) yada Revlimid (immunomodulator) tipi ilaçlar ile tedavi almış olması yada en az iki kez diğer tedavilere cevap vermemiş olması şartı aranmıştır. Bu 21 hastanın önceki tedavi profile şu şekildedir; Tamamı daha önce otolog kök hücre nakli olmuş ve daha önce ortalama 7 (3-14) farklı tedavi olmuşlardır. Bu hastaların ortalama yaşı 58 ve erkek olanların oranı %62’dir. Hastaların 3’de 2’si yüksek riskli hasta profilindedir. Tedavisi yapılan hastaların ilk cevaplarının %75’I çok iyi kısmı yanıt, %27’si ise tam cevap şeklinde olmuştur. Tedaviye ilk cevap ortalama 31 günde gerçekleşmiş, en iyi sonuçların alınmasının ortalama süreci 50.5 gün olmuştur. Ciddi nörotoksin yan etkiler gözlenmemiş, diğer yan etkiler hafif olup gerekli durumda steroid tipi ilaçlar uygulanmıştır.

http://www.onclive.com/web-exclusives/fda-grants-bcma-car-tcell-therapy-breakthrough-designation-in-myeloma

Ben CAR T-hücre terapisini 1 yıldır yabancı kaynaklardan takip ediyorum. 1 yılda o kadar hızlı yol aldı ki, inanılmaz! Adımları şöyle idi :

1. Ben öğrendiğimde diğer kan kanserleri için insanlar üzerinde testlere başlamışlardı.
2. Testler başarılı oldu.
3. multiple myeloma için bu testler başladı. 
4. Testler başarılı oldu.
5. Test terapileri yavaş yavaş ticarileşmeye başladı ve FDA (amerikan gıda ve ilaç dairesi) 'den ilk onayları aldılar - Ki bu çok ciddi bir yol.
6. Şimdi Çin/ABD gibi ülkelerin hastanelerinde bu çözümü hastalığı tekrarlayan ve başka ilaçlara yanıt vermeyen hastalara uyguluyorlar.
7. 6. adım sonuçları başarılı olduğu için; Şimdi ilk defa mm teşhisi konanlara bu tedaviyi uygulayacaklarmış.
8. Bu tedavinin Türkiye'de birileri tarafından sahiplenmesi - Bu oldu ve çok önemli bir adım.
9. Bu tedavinin testlerinin Bakanlıktan onay alması - Bu da gerçekleşti. 

Bu kadar adım son bir yılda oldu. Şimdi bu tedavinin bizlere ulaşması için yaygınlaşması, ucuzlaması ve Türkiye testlerinin başarılı olup hastanelerde uygulanmaya başlaması kaldı. Sanırım bunlarda kısa zamanda gerçekleşecektir. 

İçinizdeki sese güvenin. Bu hastalığın en büyük destek tedavisi; Korkusuz ve endişesiz olmak, sevgi ve inanç (her neye inanıyorsanız) taşımak.

Sevgiler, saygılar...


Mehmet M. Akyol




29 Ekim 2017 Pazar

Beslenmenin önemi

Myeloma tedavisinde beslenmenin öneminden sıklıkla bahsediyorum.Fakat bunlar farklı yazıların içinde bölük pörçük kaldı. Biraz toparlasak iyi olur.

İyileşmek istiyorsanız şunları yemeli – içmelisiniz:

Doğal gıdalar. Doğal gıda derken neyi kastediyorum: Tarım ilacına boğulmamış meyve ve sebzeleri  tabi ki. Maalesef artık bulmak zor ya da pahalı. Fakat mümkünse bildiğiniz yerlerden getirtin. (Tereyağı, süt mesela). Biliyorum pahalı ama bir süre organik gıda sertifikası olan ürünleri alsanız iyi olur. Özellikle ağır tedaviler görme aşamasında.

Kendi yaptığınız ekşi mayalı ekmek. Ununu, yerli tohumdan çekilmiş almalısınız. İnternette bulursunuz. Adresinize gönderiyorlar, pahalı değil. Ekşi mayayı bulamazsanız, kendiniz de yapabilirsiniz. İlk başlarda tıkız olabilir, vazgeçmeyin. Zamanla öğreneceksiniz. Ekmeklerin ne kadar doyurucu ve güzel olduğunu görüp şaşacaksınız. Ve fırın ekmeklerini yiyemeyeceksiniz. Ekmek birkaç gün geçtiğinde kendiliğinden küflenecektir. Küflü ekmek yemeyin tabi ki ama bu iyiye işaret.

Kendi yaptığınız yoğurt. Mayanız yoksa, ilk tencereyi probiyotik yoğurtla mayalayabilirsiniz. Sonra, bir sonrakinin mayası olacaktır. Mandıra sütü bulmanız gerekecek. (Kaynatın tabi ki).

Kemoterapi esnasında ASLA değil, ama iyileştikten sonra kendi yaptığınız kefir iyidir. Yalnız yoğun miktarda faydalı bakteri içerdiğini bilin. Turşu ve boza da öyle. Bunlar bağırsakların bozulan düzenini yerine koyar. İshallerden sonra gereklidir. (ya da ilaç alınır).

Paça çorbası. Çok besleyici ve kemikleri güçlendiricidir. Kışın güzel olur. Ama evde kendiniz yapın.
Tamamen temizlenmiş paça almanız lazım. Bazıları yarı temizlenmiş oluyor, uzak durun.

Et içeren tencere yemekleri. Fakat eti abartmayın. Fazla et de kanseri besleyen bir şey. Ama vücudun hayvansal proteine ihtiyacı var. (Yoğurdu bol tüketin).

Bol zeytinyağı. Yemeklerinizi zeytinyağı ile yapın.

Bol balık yiyin. Ama deniz balığı olsun. (Çiftlik balığı değil). Yağlı balıklar daha besleyicidir. Ama kızartmayın. Fırında yapın.

Bunlardan uzak durun:

Sigara ve içki. (Sigara kesinlikle yok, içki minimum miktarda ve bira gibi ağır olmayan içkiler. O da iyileştikten sonra.)

Şeker. Şeker kanseri besler. Hatta kanser yeterli şeker bulamaz ise, proteinden (etten) şeker yapmanın yoluna bile bakıyor. Tamamen kesemeseniz de, azaltın. (Sadece pancar şekeri). Ekmeğin de (karbonhidratlar) şeker olduğunu bilmelisiniz. Un ürünlerini azaltın.

Tuz, özellikle kortizon alırken çok zararlıdır. İyisi mi, azaltın.

Uzun süre dayanacak şekilde proses edilmiş et ürünlerini almayın, yemeyin. (Sosis, salam, sucuk.. vb.) İçlerinde bakteri üremesin diye aşırı miktarda koruyucu var. Sucuğu bildiğiniz bir kasap içine koruyucu doldurmadan yapıyorsa, ne ala…

Renkli ya da değil, kola, gazoz vb. meşrubatlar. (Meyveli sodalar da içilmemeli)

Yapay tatlandırıcılarla yapılmış her şey. (Yiyecek ya da içecek).

Cicili bicili ambalajlarda satılan her türlü gıda ürünü. (Cipsler, bisküviler..vb.) bunların içinde ciddi miktarda koruyucu madde var.

Genetiği değiştirilmiş ürünler. Artık maalesef ülkemizde denetim hak getire. (Bırakın denetimi, neredeyse yerli tohum barındırmak suç haline geldi). Hemen hemen tüm tohumlar GDO’lu. Özellikle mısır, buğday ve pirinç. Bunlardan uzak durun. Yerli tohumları araştırın. Anadoluda yerli tohumları korumaya ve çoğaltmaya çalışan, bunlardan üretim yapan işletmeler var. İnternetten onları bulup, sipariş verebilirsiniz. Hem de destek olmalısınız ki yerli tohumlar yaşasın.

Makarnalar da bu GDO'lu buğdaylarla yapılıyor. Dikkat edin.

Margarin. Asla yemeyin.

Aluminyum tencerelerden kesinlikle uzak durmalısınız. Emaye tencereleri de pek tercih etmeyin. Çelik tencere kullanın. Cam da sağlıklıdır. Plastik kapları da tercih etmeyin.

Kızartmalar. Az miktarda ve iyileştikten sonra.

Mikrodalga fırın asla kullanmayın. Eve sokmayın.

Bolca ilaçlanan meyveler. Özellikle üzüm. Elma, armut gibi meyvelerin kabuklarını yemeyin. Benim bünyem artık hızla kızararak tepki veriyor, oradan anlıyorum.

İçinde aluminyum olan deodorantları kullanmayın.


Ve diğer önemli bir konu:

Negatif insanlardan ve konulardan uzak durmaya çalışın.   Stress düşmanınızdır. Yaşama arzunuzu kaybetmemeniz, iyileşmeyi arzu etmeniz lazım. Eğer burada yazdıklarımı da uygularsanız hızla iyileştiğinizi göreceksiniz.

Unutmayın: İlk şart iyileşmeyi arzulamak. Yoksa, ne yapsanız boş, ne isterseniz onu yiyin.


NOT: Bu GDO (Genetiği Değiştirilmiş Organizma) konusu, tüm dünyada kanser patlamasına yol açtı. Buna rağmen çok uluslu şirketler, bu kadar insanı beslemek imkansız argümanına dayanarak bunu dünyaya dayatıyorlar. Yukarıda anlattıklarım sadece sizin için değil, tüm sevdikleriniz için geçerli. Siz dikkat edin ama çevrenize de bunları anlatın. Kanser inanılmaz bir hızla yayılıyor ve bu da işlerine geliyor.


Biliyorum, katkıda bulunmayı pek sevmiyorsunuz. Ama sizin de önerileriniz olabilir. Olmalı değil mi. Hiç yaşadığınız, öğrendiğiniz bir şeyler yok mu? Yazın da hepimiz öğrenelim.

Herkese sağlıklı bir kış diliyorum. Hasta olmamaya dikkat edin.