Dikkat

Bu bloga girerken ya da yorum yazarken kimsenin isim, mail..vb. bilgisini istenmez, üye olmak gerekmez. Kişisel bilgilerinizi asla vermeyiniz.

Adres satırında (ilk kısmında) myelomabilgi.blogspot.com.tr yazmalıdır.

 

21 Haziran 2008 Cumartesi

Rüyalar : Talidomid ve Kortizonun bir başka süprizi

Kortizon'un uyarıcı, Talidomid'in uyutucu etkisi bir araya gelince, tufah bir durum ortaya çıkıyor. Bunları birlikte alırsanız, yarım saat içinde sızıyorsunuz ve derin bir uykuya geçiyorsunuz. Buna direnmek pek mümkün değil. ama bir kaç saat sonrasında, huzursuz bir uyku başlıyor. Bazen de rüyalar..
Bu rüyalar çok uğraşmalı rüyalar oluyor genellikle..Kabus gibi olanları da çok. Gerçi beni korkutmuyorlar artık, korku bilmemekten kaynaklanır ve sizi yok etmekle tehdit eder. Ben hem biliyorum, tanıyorum artık bütün kötülükleri, hem de yok olmak (ölmek) benim için korkutucu değil. Şimdiye kadar kaç kere öldüm aslında, nefes aldığım her günü bana hediye edilmiş olarak düşünüyorum.
Fakat dikkatimi çeken, Amerika'daki myeloma mail gruplarında ( ben de üye olacağım bu gruplara ve ilginç mailleri burada çevirip yayınlamayı düşünüyorum) bu konuda, yani rüyalar konusunda benzer şeyleri anlatan mailler olması.
Ben, rüyaların içinde bulunduğumuz ruh halini yansıttığını düşünüyorum. Ne olursa olsun, ölümle yüzleştik. Bu herkese olan bir şey değil, ağır bir ruhsal travma. Günlük hayatta bir çok oyalayıcı şey var, siz de daha normal görünüyorsunuz. Ama uykuda bütün bilinciniz devre dışı ve savunmasızsınız, bilinç altınaki bütün korku ve sıkıntılar rüyalarda canlanıyor.

Bir Çin bilgesinin ( Cuang Cou) sözü vardır "Rüyamda kendimi kelebek olarak gördüm. Acaba ben rüyasında kelebek düşleyen bir insanmıyım..yoksa rüyasında insan olduğunu düşleyen bir kelebek mi? Bilemiyorum"

Ben de bazen böyle hissediyorum doğrusu.

Çaresi...Aklıma meditasyon ya da allah'a (evren'e, yaratıcıya, kudret'e...ne derseniz deyin) tam teslimiyet ve inanç'dan başka bir şey gelmiyor. Hayat da onun ölümde..İyilik'de ondan kötülük de..öyle değil mi? Üstelik daha da vahimi, bizim iyi ya da kötü olarak bildiğimiz tanımladığımız şeylerin, ne kadar doğru olduğunu hiç bir zaman tam bilemeyecek olmamız. Başıma gelen bu hastalık bana çok çektirdi, ama ben onu kötü olarak tanımlıyamıyorum ki...Bana çok şey de öğretti ve hayatımı değiştirdi. Şimdi iyi mi, kötü mü, nasıl kestirip atabilirim. Bu etiketleri yapıştırmaya yetecek bilgimiz yok aslında.

O zaman, bizim algılamamızın ötesinde, iyi-kötü dediğimiz tüm şeylerin, olayların, rüyaların hepsinin bir anlamı ve işlevi olmalı...Hangisi gerçek, hangisi rüya.. Gerçek hayat dediğimiz de bir rüya alemi olmasın ?

Geldiğim nokta şu : hepsi bir oyun, burası bir sahne...Oyun içinde oyun, sahne içinde sahne. Çok ciddiye almadan tadını çıkarmaya bakıyorum artık.