Dikkat

Bu bloga girerken, kimsenin bilgisini istenmez, üye olmak gerekmez. Kişisel bilgilerinizi asla vermeyiniz.

Adres satırında myelomabilgi.blogspot.com.tr yazmalıdır.

 

28 Aralık 2008 Pazar

Aşılarımız hala geçerli mi?

Aşağıda, çocukluğumuzda olduğumuz aşıların, kök hücre naklinden sonra hala bizi koruyup korumadığına ilişkin, myeloma grubunda yapılan yazışmalar yer alıyor. Amerika'da aşıların yeniden yapılması meğerse standart bir prosedürmüş. Artık bu korumalarımız yok ise, daha dikkatli olmalıyız herhalde. Sizler için derlemeyi ve çeviriyi eşim yaptı.
Bu arada, sorum üzerine doktorum bana grip aşısı olmamam gerektiğini söyledi, onu da belirteyim.
-----------------------------

Craig Finbeiner’in e-postası 27/Aralık/2008
Merhaba,
Kök hücre nakli olmamın üzerinden bir yıl geçti ve şimdi aşılarımı tekrar olmam gerekiğine dair bir bilgi aldım. Onkolog doktorumun asistanı aile doktoruma bu konuda bir fax çekince biraz şaşırdım. Kök hücre naklini yapan doktorlardan böyle bir bilgi almamıştım. Belki gerçekten çok basit bir şey, ama buraya yazan diğer hastaların da böyle tecrübeleri olup olmadığını ve bu konudaki tavsiyelerini merak ediyorum.
Şimdiden teşekkürler,

Janet Snow’un e-postası 27/Aralık/2008
Craig, ben de kök hücre naklini Temmuz 2007’de oldum. Nakil kliniğine 1 yıl sonrası kontrolü için gittiğimde, bana ilk aşıları yaptılar ve sonraki 12 ay içinde olmam gereken aşılarla ilgili bir plan verdiler.

Maria Paul’dan e-posta - 27/Aralık/2007

Herkese merhaba,
Tam bir yıl önce kök hücre nakli olmuştum. Kök hücre nakli sırasında çocukluk aşılarının bize sağladığı tüm bağışıklık da temizlendiği için, tüm aşılarımı tekrar oldum. Yalnız canlı virüs içeren aşıların yapılmaması gekiyor.
Aşılar sırasında hiç bir sorun yaşamadım. Sarılık aşısının üç kere yapılması gerekiyor, birinciyi oldum, ikinci 3 ay, üçüncü de 6 ay sonra yapılacak.
Umarım bu bilgi herkese yardımcı olur.

Charles Goodwin’in e-postası 27/Aralık/2008
İyi günler,
Bir hatırlatma: Bağışıklığın kök hücre naklinden sonra korunup korumadığını belirleyen basit bir kan testi var. Örneğin ben, çocuk felci de dahil olmak üzere pek çok hastalığa karşı bağışıklığımı korumuştum. Bu yeniden olmam gereken aşıların sayısını azalttı.
Selamlar

26 Aralık 2008 Cuma

Yapay kemik iliği...

Aşağıda, ScienceDaily sitesinde yayınlanan 23 Aralık 2008 tarihli bir haber yer alıyor. Bana ilginç geldi, siz de ilgilenirsiniz diye düşünerek çevirdim. Michigan Üniversitesinde geliştirilen yapay kemik iliğini anlatıyor.

Yalnız bir şeye dikkatinizi çekmek isterim. Her ne kadar yapay ilik dense de, aslında yapay bir gözenekli yapı üzerinde, kök hücre çoğaltılıyor. Kök hücre uygulamaları bilinmeyen bir şey değil, fakat şimdi ilaç endüstrisinin üzerinde rahatlıkla çalışabileceği bir ortam oldu. Bu gelişmenin sonuçlarını belki 3-5 yıldan önce görmeyeceğiz ama orta vadede çok daha güçlü ilaçların gelmesi beklenir. Herkes ayağını sıkı bassın.

Yazının orjinalini okumak isteyenler aşağıdaki link’ten okuyabilirler.

http://www.sciencedaily.com/releases/2008/12/081222221558.htm

-------------------------------------------------------------

Yapay kemik iliği bir test tüpünde yaratıldı.


Bu gelişme ilaç testlerine kolaylık sağlayacak, bağışıklık sistemi bozukluklarının daha iyi incelenmesine olanak sağlayacak ve kan nakli için sürekli kan sağlayabilecektir.

Michigan üniversitesi, Kimya Mühendisliği Malzeme ve mühendislik ana bilim dalı, biyomedikal mühendislik bölümü öğretim görevlisi Prof. Nicholas Kotov , maddenin, vücutda kemik iliğini destekleyen dokuyu temsil eden üç boyutlu bir kafese benzer yapı üzerinde büyüdüğünü belirtiyor.

İlik, diğer biyomedikal kafesler gibi, vücut içine yerleştirmek için değil, bir test tüpünün içinde çalışması için tasarlandı.

Araştırma grubunun başındaki Kotov, internet üzerinden yayınlanan Biyomateryal Bülteni için yazdığı makalede, araştırmalar hakkında bilgi verdi. Texas Üniversitesi, Tıp dalı öğretim üyesi Prof. Joan Nichols da projeye bir çok yönden katkıda bulundu.

Kotov, bunun ilk başarılı yapay ilik olduğunu belirtti ve şunları söyledi ; “Kemik iliğinin iki temel işlevi vardır : Kan kök hücrelerini üretmek ve B hücrelerini üretmek. Sonrasında, bir çok hastalıkla savaşmakta ana unsur olan antikorları üreten bağışıklık sisteminin anahtar hücreleri üretilir.”

Kan kök hücreleri, ürettikleri bir çok hücrenin yanısıra, B hücreleri olarak adlandırılan soğukalgınlığı, bakteri enfeksiyonları benzeri, diğer yabancı (ya da bazı kanser türlerini de kapsayan anormal yapıdaki) hücrelerle savaşan beyaz hücreleri üretir.

Kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi ilaçları, kemik iliğinin işlevlerini önemli ölçüde engelleyebilir ve vücudu hastalıklara açık hale getirebilir.Prf. Kotov, yapay iliğin, yeni geliştirilen ilaçların kemik iliği fonksiyonlarını nasıl etkilediğini test etmek için olanak sağlayacağını belirtiyor.

Kotov, kemik iliğinin taklit edilmesi zor, karmaşık bir organ olduğunu belirtiyor. Bu gelişmenin sağlanmasında önemli pay, yapay iliğin üzerinde ürediği üç boyutlu gözenekli yapıya ait. Bu kafese benzer gözenekli yapı (büyük hayvan kemiklerinin ortasındaki ponza taşına benzeyen yapıyı hatırlayın-ÜG), hücreler arası etkileşime olanak sağlayan, çok sayıda hassas olarak ölçülendirilmiş gözeneklerden oluşmaktadır.

Kafesler, besinlerin arasından rahatça geçebileceği şeffaf polimerlerden yapılıyor.Kafesleri oluşturmak için, bilim adamları polimeri, yan yana sıralanmış bilardo toplarına benzer şekilde, ince küreler halinde şekillendiriyorlar. Sonrasında, bu küreler çözülerek, kafesteki mükemmel gözenekli geometri ortaya çıkarılıyor. Bundan sonraki aşama, kafeslerin kemik iliği bağ dokusu hücreleri ve bir tür ilik hücresi olan osteoblasts (kemik dokusu oluşturan hücreler) ile tohumlanmasıdır.

Kotov, küreler halinde şekillendirilen polimerin geometrik mükemmelliğinin, ilaç testlerinin tekrarlanabilirliği ve potansiyel ilaç adaylarının gelişimi açısından çok önemli olduğunu belirtiyor. Bu kafes yapısı, sıfırdan tasarlanarak oluşturuldu.

Bağışıklık ve kan üretimi için gerekli bazı kök hücreler büyür, bölünür ve kemik iliğine çok benzer yapıdaki bu kafessi yapı içindeki gözeneklere dağılırlar.

Araştırmacılar, yapay iliğin New Caledonia/99/H1N1 flu virüsüne karşı, insan iliğinin verdiği tepkiyi verdiğini belirtiyor. Bunun ilk defa olduğuna inanılıyor.

Gerçek ilik gibi davranıp davranmadığını anlamak için, bilim insanları yapay iliği, bağışıklık sistemi kusurları olan bir fareye yerleştirdiler. Fare, insan bağışıklık hücreleri üretti ve yapay ilik üzerinde kan damarları oluştu.

20 Aralık 2008 Cumartesi

Uzun süreli remisyon

Üyesi olduğum myeloma mail grubunda (Amerika'da bu grup) ilginç bir şey oldu. Dan Stephenson isimli bir MM hastası, 10 yıl civarında bir süredir remisyonda olduğu için, doktorunun artık muhtemelen iyileştiğini söylediğini yazdı. Doktoru on yıldır remisyonda olan başka bir MM hastası duymadığını da söylemiş. Bu haber, grupta moral ve sevinç rüzgarının esmesine neden oldu.

Aslında bu konu Temmuz ayında da konuşulmuştu ve gruba gelen mailler ile (İngiltereden, Japonya'dan gelen mailler de var) 16, 14,12,11 yıldır remisyonda olan MM hastaları olduğu ortaya çıkmıştı.

Bu mail grubundan öğrendiğim kadarıyla, yeni (adını hiç duymadığım) ilaçlar gönüllü hastalar üzerinde denenmekte. Bazılarının tedavi amaçlı olduğu da söyleniyor ama henüz tedavi eden bir ilaç yok ortada. Amerika'da kullanılan ilaçların biraz daha çeşitli olduğunu görüyorum, fakat önemli ilaçların hepsi burada da kullanılmakta. Örneğin Revlimid (Renalidomid) , Talidomid'in bir türevi. Yan etkilerinin daha az olduğu söyleniyor. Yakın zamana kadar Türkiye'de yoktu. Geçen ay doktorum bir şirketin bu ilacı ithal etmeye başladığını söyledi ama emin değildi.

Bu konularda bilgi sahibi olanlar varsa lütfen bu yazıya yorum yazsınlar.

Ben de uzun süredir remisyonda olan MM hastalarından "... yıl oldu, hala burdayım" türünden yorumlar yazmasını rica ediyorum. Hep kötü şeylerden bahsetmeyelim.

Aşağıda mail metinlerini (İngilizce) bulacaksınız.
Sağlıcakla kalın.

----------------------------------------------------------------------Date: Thu, 18 Dec 2008 23:07:58 -0600From: Bob and Val <prather64@VERIZON.NET>Subject: Re: Good NewsHey Dan! Congratulations! I'm sure we all want to hear what your treatmenthas been! You are an inspiration to everyone.Val in Texas----- Original Message -----From: "Susan Step" <Srstep@AOL.COM>To: <MYELOMA@LISTSERV.ACOR.ORG>Sent: Thursday, December 18, 2008 10:27 PMSubject: [MM] Good News>

I just came back from Arkansas and hear my doctor utter something I never> thought would be said. He said I was probably cured. He said he never has heard of someone being in remission as long as I have, almost 10 years, coming out of remission and relapsing. yeah yeah. Yes there is a cure. Merry> Christmas> to you all. Dan Stephenson.

> **************One site keeps you connected to all your email: AOL Mail,> Gmail, and Yahoo Mail. Try it now.> (http://www.aol.com/?optin=new-dp&icid=aolcom40vanity&ncid=emlcntaolcom00000025)>> [To Join or Leave the list, go to => http://www.acor.org/myeloma.html ]> [Web Archives => http://listserv.acor.org/archives/myeloma.html ]> [International Myeloma Foundation => http://www.myeloma.org ]--------------------------------------------------------------------------------



------------------------------Date: Wed, 23 Jul 2008 10:20:27 +0000From: Debra Stern <pha516@ATT.NET>Subject: 16 years and still counting

I also have been very lucky - diagnosed 12 years ago in 1996 . No treatment to date except Aredia. I pray every day that it stays that way. I just have no time for myeloma!!!!!!!Debbie

------------------------------Date: Wed, 23 Jul 2008 06:31:24 -0400From: Priscilla Green Shaw <peashaw@COMCAST.NET>Subject: Re: 16 years and still counting. . . . and I was diagnosed 14 years ago, in 1994, at age 39, and spentapproximately 10 of those years (following a stem cell transplant in 1995)in complete remission taking nothing but Aredia / Zometa.------------------------------Date: Wed, 23 Jul 2008 12:11:11 +0100From: "Alison, London UK" <londonalison@GOOGLEMAIL.COM>Subject: Re: 16 years and still counting

I've noticed that quite a lot of the long time survivors seem to be onAredia/Zometa.As far as I know this medication is to prevent bone damage, but I justwondered whether it has some other therapeutic value for Myeloma over andabove that?On Wed, Jul 23, 2008 at 11:31 AM, Priscilla Green Shaw <peashaw@comcast.net>wrote:>

. . . . and I was diagnosed 14 years ago, in 1994, at age 39, and spent approximately 10 of those years (following a stem cell transplant in 1995)> in complete remission taking nothing but Aredia / Zometa.--Alison, London UK

------------------------------Date: Wed, 23 Jul 2008 21:06:09 +0900From: Susumu Ata <s406k307@KA1.KOALANET.NE.JP>Subject: Re: 16 years and still counting> I've noticed that quite a lot of the long time survivors seem to be on> Aredia/Zometa.>>

As far as I know this medication is to prevent bone damage, but I just wondered whether it has some other therapeutic value for Myeloma over and above that? Contrary to many long time survivors on Aredia/Zometa (only),my 10 years and 1 month MM wife has never been on Aredia/Zometaand or other bisphosphonates. Her hem doc declined our request forAredia based on the above normal bone density and probable riskto kidney. She has never got bone involved.Just for your info.Susumu, Japancaregiver to lambda light chain wife for 10 years and 1 month, who isin full remission

------------------------------Date: Wed, 23 Jul 2008 08:12:52 -0500From: Donna Finney <donnafinney@COMCAST.NET>Subject: Re: 16 years and still countingSubject: Re: 11 years and still counting.

. . . and I was diagnosed 11 years ago, in 1997, at age 54, and spentalmost all of those intervening years on one type of chemo then another(stem cell transplant in 1997) all chemo's worked for awhile--now I am on Zometa every three months. Wait for the next elevation innumbers--start the next round of whatever is new, next clinical trial ordraw my sword and slay the beast.Never thought there were so many of us .. wow we are gaining on it I love you all and know we are going to have a cure soon.

donna in Nashville TN

6 Aralık 2008 Cumartesi

Ne yapalım? soruları...

Benim doktor olmadığımı hatırlatmak istiyorum. Çünkü bir çok "ne yapalım" sorulu mail geliyor. Çaresizliğin ne demek olduğunu bilirim, inanın üzülüyorum ve yardımcı olmak istiyorum. Ama ben tıp otoritesi değilim ki, şunu yapın diyebileyim. Ben de sizin gibi hastalardan biriyim.

Size bir web sitesi tavsiye etmek istiyorum.

www.ferhanoglu.com

Cerrahpaşa hastanesinin ünlü doktorlarından olan sayın Prof.Dr. Burhan Ferhanoğlu, sitesinde, sorduğunuz sorulara mail ile cevap veriyor.

Sağlıcakla kalın.