Dikkat

Bu bloga girerken ya da yorum yazarken kimsenin isim, mail..vb. bilgisini istenmez, üye olmak gerekmez. Kişisel bilgilerinizi asla vermeyiniz.

Adres satırında (ilk kısmında) myelomabilgi.blogspot.com.tr yazmalıdır.

 

20 Eylül 2011 Salı

Elde küçük bir çıkıntı vardı..artık yok.

Elimde son yıllarda gittikçe büyüyen ve beni rahatsız eden bir çıkıntı vardı. Aşağıda bir resmini görüyorsunuz.

 Bu çıkıntının, büyük bir olasılıkla vücudun verdiği bir tepki olduğu söylenmişti. Çünkü tam da defalarca iğnelerle delinen damar üzerinde büyümüştü. Gittikçe de büyüyor gibi bir hali vardı.

Son zamanlarda, beni çok rahatsız etmeye başlamıştı. Sağa sola takılıyor, kanıyordu. İnsanların dikkatini çekiyor, bazılarının yüzüne yansıyan bir tiksinti hissi yaratıyordu..Ya da bana öyle geliyordu.

Her neyse, sonunda bir dermatalog'a, sayın Doç. Dr. İkbal Esen Aydıngöz'e gittim. Dikkatle inceledi ve sık görülmeyen bir oluşum olduğunu, gözle muayene ile anlaşılamayacağını söyledi. Alıp, patoloji incelemesine göndermenin yerinde olacağını da ekledi. Hatta (sağolsun) arkadaşı plastik cerrah Prof. Dr. Aydın Saray'a telefon ederek, odaya çağırdı. Aydın bey de aynı kanıda olduğunu söyleyince, doktorum Siret bey'den icazet almak şart oldu. Siret bey uygundur deyince operasyon için randevu aldım.

Operasyon 10 Eylül 2011 Cuma günü, lokal anestezi ile oldu. 50 dakika sürdü. Çıkıntı, 1 cm x 1,5 cm olduğundan, ortada önemli bir boşluk bıraktı. Bu durumda Aydın bey, el derisini bir kaç yerden keserek, deriyi sündürdü ve ortayı kapattı. Aşağıdaki resimlerde bu kesiklerin ne şekilde olduğunu görüyorsunuz.


İlk iki gün elim şişti fakat bu konuda Aydın bey beni uyarmıştı. Hiç bir ağrı, acı duymadım. Üçüncü gün şişlik indi ve normal iyileşme süreci başladı. Yanda şiş parmaklarımı görüyorsunuz:

10 gün sonra, yani  19 Eylül Pazartesi günü dikişler alınacaktı fakat, Aydın bey biraz daha beklemenin iyi olacağını söyledi. Bu yazıyı yazarken yaranın üzerinde küçük bir bandaj var, bu nedenle son halini gösteremiyorum. (Belki önümüzdeki günlerde resmi eklerim.)



Patoloji sonucu, uzunca bir süre çıkmadı. Bu gün Aydın bey telefonla aradı ve henüz rapor yazılmamış olmasına rağmen teşhisi söyledi : dermatofibron olarak anılan, vücudun bağışıklık hücrelerinin oluşturduğu bir yapıymış. Kötü huylu olmadığını ve tekrarlama olasılığının düşük olduğunu da ekledi.

Bu tür yara görme-gösterme işlerini sevmem.Fakat benzeri dertleri olanlar varsa, yol gösterebilir düşüncesi ile yazmak istedim. Doktorlarıma da ilgili ve titiz yaklaşımları için çok teşekkür ediyorum.

Sağlıcakla kalın.